Suriye iç savaşının büyümesiyle ortaya çıkan mülteci sorunu, uzun süredir Dünya medyasının mesaili olarak konuşulmaktadır. En çok mülteciyi ülkesine kabul eden Türkiye’nin ise, güvenli bölge oluşturma düşüncesi, bakıldığında 2012’den bu yana tartışılmaktadır. Ancak ABD’nin değişen politikaları eski başkan Barack Obama’nın güvenli bölgeyi oluşturmama talepleri, Türkiye’nin yaşadığı iç krizler güvenli bölge meselesinin üzerine başka meselelerin eklenmesine yol açmıştır.

Türkiye’nin yakın zamanda başlattığı Barış Pınarı Harekatı, sınırda bulunan terör gruplarını temizlemeyi ve Türkiye’de bulunan mültecileri güvenli bir şekilde ülkelerine göndermeyi amaçlamaktadır. Ancak Dünya medyası bu durumu algı operasyonuyla birlikte,  Türkler, Kürtleri ve masum sivilleri öldürüyor başlığı altında tanıtmaya çalışarak, kimlik bazında bir kışkırtma politikası gütmeye çalışmıştır. Her türlü yaptırım ve tehdit kararlarına rağmen Türkiye bu operasyonda hem diplomatik bir başarı hem de medyatik bir başarı elde etmiştir. Dünya medyasının oluşturmaya çalıştığı algı savaşına karşı yeni bir cephe oluşturmuştur. Türkiye ile ABD ‘nin Suriye bölgesi için anlaştığı 13 madde içerisindeki 4.madde güvenli bölgenin sakinlerinin dirliği ve güvenliğini Türkiye’nin sağlayacağını taahhüt etmektedir. Bu madde, Türkiye’nin bölgede inşattan tarıma her unsuru ivedilikle idare edeceğini, sınırının güvencesini garanti altına aldığını ortaya koymaktadır.

Peki,  ABD’nin YPG’yi geri çekmesi, Rusya’nın Türkiye’yi desteklemesi neredeyse devletlerin tamamına yakınının Türkiye’yi, operasyona başlamasından kaynaklı kınamasının arkasında neler yatıyor? Bölge neden bu kadar kıymetli?

Orta Doğu’da bulunan enerji kaynaklarının bölge politikalarında ne kadar etkili olduğunu görmekteyiz. Ayrıca bölgede bulunan petrol ve doğalgaz enerjisinin Dünya pazarına dağıtımı ve güvenli bir şekilde ekonomi akışının sağlanması, gücü elinde bulunduran devletler için oldukça önemlidir. Yakın zamanda Doğu Akdeniz bölgesinde bulunan enerji kaynakları bu bölgenin de tıpkı Orta Doğu bölgesi gibi önem kazanmasını sağlamıştır. Stratejik olarak Kıbrıs’a hakim olan devlet aslında Orta Doğu bölgesinde bir karakol görevi görmüş olacaktır.

Tüm bunların dışında Orta Doğu bölgesinde sınırların değişmesiyle birlikte kimlik bazlı bazı politikalar güdülmüştür. Mezhep kargaşasının yoğun olduğu bu bölgede uygulanan politikalar oldukça olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Suriye bölgesi neredeyse 8 yıldır kaos halinde bırakılmıştır. Rusya’nın Esad yönetimini desteklemesi, Esad karşıtı grupların oluşması, buna bağlı olara DAEŞ terör örgütünün kurulması ve tüm bu olayların Türkiye’nin sınırlarına kadar ulaşması, bir güvensizlik ortamının oluşmasına yol açmıştır.  Peki, Terör örgütlerine destek veren devletler günümüzde apaçık bilinirken, Türkiye’nin sınır güvenliğini koruması için gerçekleştirdiği bu operasyon neden bu kadar ses getirdi?

Ekonomik kaygılar, yaptırımlar, siyasi çıkmazlar bir kenara bırakıldığında devletlerin artık tek bir sorunu konuştuğunu göreceğiz, su sorunu.

Fırat ve Dicle Nehri ise, gelecek nesle aktarılabilecek en temiz su kaynağı olarak literatürde yer almaktadır. Suriye bölgesinin karışık olmasının sebeplerinden yalnızca bir tanesi, gelecekteki temiz suyu içerisinde barındırıyor olmasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın: “Bizim özellikle Münbiç’te olmak diye bir derdimiz yok. Bizim tek derdimiz var o da şudur; ama Rusya ama rejim, terör örgütü YPG/PYD’yi buradan çıkarmalarıdır” sözleri ise, Münbiç bölgesine de operasyon yapılacağının ve kuvvetle muhtemel Rusya’yla birlikte hareket edileceğinin işaretidir.  Bu bölge, gelecekte su sorununun açacağı, yeni sorunların habercisi olarak değerlendirilebilir.

Soğuk Savaşın sona ermesiyle birlikte ABD lider devlet olarak yerini almıştır. Ancak Orta Doğu bölgesinde Rusya’nın hâkimiyeti ve istikrarlılığı, barışçıl yaklaşımı güç ve çıkar mekanizmalarının esnekliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.  Barış Pınarı Harekâtı’nın kazananının Türkiye olduğu gerçeği ne kadar kabul gördüyse Suriye’de kazanan devletin Rusya olduğu gerçeği de o denli kabul görmelidir.

Özgür DALÇIK

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz