Bazı komplo teorilerine rağmen, aylardır tüm dünyanın savaştığı Covid-19 virüsünün çıkış noktası Çin olduğu bilinirken, yayılma sebebinin küreselleşmeden kaynaklandığı apaçık görülmektedir. Ölümcül Covid-19, küreselleşmiş bir dünya tarafından sağlanan, 200’den daha fazla ülkeye yayılan ve on binlerce kişinin hayatını kaybetmesine gezi, dini amaçlı turistler, öğrenciler ve iş seyahatinde olanların bir yerden başka bir yere fütursuzca ve zorunlu olarak geçiş sağlamlarıyla yayılarak, sağlık başta olmak üzere eğitimden, iş yaşamına kadar hayatımızın tüm alanlarını derinden etkiledi. Virüsten etkilenen ülkelerin çoğu, kendi ülkelerindeki salgını durdurmak için kitlendi ve değişen derecelerde karantinaya alındı. Kişisel izolasyon ve evde kal çağrıları, iş yaşamını internet temelli home ofise, eğitimi ise uzaktan online sisteme taşıdı. Aynı zamanda salgın ile alakalı gelişmeleri takip etmek, eğitim, alışveriş ve işlerini de online olarak sürdürdükleri için vakitlerinin çoğunu TV ve internet başında geçirdiği görülen milyonlar resmi verilere göre internet trafiğini %40-%50 oranında arttırdı.

Mobil ve sabit internette görülen bu tüketim artışının şüphesiz sebebi Covid-19 ile değişen dijital tüketim alışkanlıkları olduğu görülmektedir. Dijital tüketimin değişmesiyle home office kavramının star-up ve benzeri girişimcilerin özel durumu olmaktan çıktığı apaçık ortada iken, küçük veya büyük fark etmeksizin üretim sürekliliğini sağlamak isteyen tüm kurumlarda uzaktan çalışma araçlarının kullanımı zorunlu hale gelmiştir. Böylelikle eve kapanan milyonların yedisinden yetmişinin, emeklisinden girişimcisinin, öğrencisinden çalışanının zorunlu tercihlerinin verdiği sebebiyetle ortaya çıkan dijital dönüşüme bakacak olursak; mobil ve sabit olmak üzere internet kullanımındaki ve satışındaki artışın %50 ye kadar çıktığından bahsetmiştik. Peki, önemli ölçüde artış gösteren bu dönüşümle, tüketicilerin bu talepleri, hangi sektörlere nasıl yansıdı?

Covid-19, turizmden, e-ticarete; perakendeden, seyahate tüm sektörleri etkiledi. Ancak resmi verilere göre bu süreçten en fazla olumsuz etkilenen sektörlerin başında turizm geldi. Salgının başlangıç haftasında turizm içerikli sitelere olan ilgili, yakın zamana kadar %50 düşüş gösterdi. Aynı zamanda fabrikalar, küçük esnaf, kuaför, berber, restoran, yemek servisleri, kafeler ve daha fazla aktif halde süreklilik göstererek ayakta kalan üretim ve hizmet yerleri, bu salgından olumsuz etkilendiği görülmektedir. Fakat tüm bu olumsuzluklara rağmen bu üretim ve hizmet yerlerinin eksikliğinden dolayı, dijital streaming servileri ile sosyal ağların kullanımında da son bir haftalık artışlar %10ları bulduğu görülmektedir.

Kişisel izolasyon ve evde kal çağrıları üzerine doğal olarak ilk talep artışı temel gıda ve temizlik maddeleri oldu. Haliyle online pazarlama araçları, e-ticaret, hızlı sipariş ve teslimat uygulamaları öne çıktı. Ayrıca virüsün yayılmasını önlemek amacıyla geçici süreyle kapatılan berber ve kuaförler durumdan olumsuz etkilenirken, saç bakım ürünleri başta olmak üzere erkek ve kadınlar için kişisel bakım ürün ve aksesuarlarının da son zamanlarda dijital reklam pazarlamasının unsuru haline geldiği gözlenmektedir. Benzer bir değişim sürecini sarf malzemeleri yani fotokopi kâğıdı, kartuş ve yazıcı gibi son yılların pekte göz önünde olmayan bir ürün dahi e-ticaretin dönemsel bile olsa artış gösteren tüketici talebi haline geldiği görünüyor. Ayrıca kişisel izolasyonunu sağlamak amacıyla eve kapanan milyonlar kitap, sanat, müzik aletleri, hobi malzemeleri gibi boş vaktini değerlendireceği bu ürünlerin talebini de eskisinden daha fazla arttırdı. Tüketim tercihlerinde yaşanmakta olan bu dönüşüm ve artışın bir yansımasını da temassız ödemelerde görmek mümkün yani ülkemizde uzun yıllardır olan ancak pek de istenilen seviyelere ulaşılamayan temassız ödemeler eczane, yemek siparişi ve market gibi yerlerde hem satıcıların hem de tüketicilerin öncelikli tercihi arasına girdi. Hatta temassız ödeme limiti olarak 2019 yılında 120 TL sınır getirilen işlem limiti, covid-19 etkisiyle iki kattan fazla artış ile 250 TL’ ye yükseltildi. Bakıldığında covid-19’un, dijital dünyada son zamanların en kritik unsuru haline gelen kişisel verilerin gizlenmesi gerekliliğini de tartışmaya açacak bu gelişmeleri de beraberinde sürüklediğinin altını çizmekte fayda var.

Covid-19 ve bu salgına dayalı önlemler iş yapış şekillerini değiştirdi ve buda tüm dünyayı yukarıda genel hatlarıyla bahsettiğimiz sektörel talep dönüşümleriyle karşı karşıya bıraktı. Salgının ne kadar süreceğini ve ekonomik anlamda hasar boyutunun ne olacağını tahmin etmek güç olsa bile iş, üretim ve hizmet sürekliliğini sağlamak ve ayakta kalmak isteyen tüm kesimler için tüketim tercihleriyle ilgili dijitalleşme, e-ticaret tüketim yükselişi önümüzdeki bu süreçte hayli artacağı görülmektedir.

Covid-19 ile savaşın hem dünyada hem de Türkiye’de ne zaman ve ne şekilde sonlanacağını söyleyebilmek bir hayli güç veya imkânsız olsa da, tüketicilerin hızla değişim gösteren tercihlerine ve dijital dönüşüme hızla ayak uydurabilen kurum, kuruluş, üretim, hizmet sektörleri bu dönemden daha az hasarla çıkacak.

Eda Yalçın

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz