Görsel Kaynak: Socrates Dergi

“… Güzellik önce gelir, zafer onu takip eder. Asıl mühim olan ise hazdır.” Bilgece söylenmiş bu sözlerin sahibi Socrates’tir. Dr. Socrates’in -tam adıyla Sócrates Brasileiro Sampaio de Souza Vieira de Oliveira-, futbolun filozofu olarak anılması tesadüf değildir. Babasının, adını koyarken Antik Yunanlı ünlü filozoftan esinlendiği Socrates esasen, Brezilyalı eski futbolcudur. Ama futbolculuğunun yanı sıra birçok kimlikle var olması onu hafızalara kazımış ve kendine hayran etmiştir. Bunun gibi, tecrübeyle harmanlanmış sözlerine bakınca iki ruhdaş ve adaşın bu dünyaya yaklaşık 2500 yıl arayla ama birbirine çok benzeyen izler bıraktığına kim inanabilir?..

 Futbolunu icra ederken de onu ‘Socrates’ yapan yönlerini saha içine ve dışına taşımıştır. Gerek verdiği demeçlerle, gerekse siyasi içerik taşıyan formayla sahaya çıkmasıyla futbolculuğunu diğer yönleriyle bir bütün haline getirmiştir. Tıp doktorluğu diploması olan Socrates, futbolu bıraktıktan sonra gönüllü olarak insanlara doktorluk hizmeti verdi. Ayrıca felsefe üzerine yaptığı doktora da bize gösteriyor ki kendi gelişimini hiçbir zaman durdurmamış; aksine sahip olduğu bu çok yönlülük sayesinde diğerlerine fark atmıştır. “Ben futbol oynarken aynı zamanda tıp da okuyordum. Herkesten daha çok yenilikçi olmak zorundaydım. Eğer tıp okumamış olsaydım, yetenekleri daha sınırlı bir oyuncu olurdum…” sözleriyle kendisinin de ifade ettiği gibi tüm özelliklerini göğsünde yumuşatmış ve benliğinin bir parçası haline getirmiştir.

            Yazımın başında bahsettiğim izler iki Socrates’in ortak yönü olduğu gibi, onların izlerini takip eden bizler için de bir şans olarak görülebilir. Kendi döneminin altından kalkması güç işlerine kolları sıvayan Antik Yunanlı Socrates, insanların düşünce yapısına bir dokunuş yapmış ve cevabın değil sorunun önemine vurgu yapmıştır. Brezilyalı Dr. Socrates ise aklındaki soruları sormaktan çekinmemiş, cevaplarıyla eleştirel kapıları aralamaktan geri durmamıştır. Kendi toplumlarını ve hatta daha fazlasını etkileyen iki filozof, bugüne de ışık tutarak ‘Düşünen Spor Dergisi’ sloganıyla enfes işler çıkartan bir ekibin ruhunu ve ismini temsil eder hale gelmiştir.

            Brezilya’nın efsaneleşmiş futbolcusu Socrates, 4 Aralık 2011’de yaşamının 57’sindeyken hayatını kaybetti. Hastaneye yatışı sırasında iflas etmiş organları için nakil gerekliliğini duyan yurttaşları, sağlığında onlara verdiği emeği hatırlamış olacaklar ki, kendi organlarını bağışlayıp Socrates’i yaşatmayı istemişlerdir. Kazandıklarının değil, mücadelenin güzelliğini gözler önüne seren Socrates dünyada emek vermeye değer şeylerin varlığının kanıtı olarak hatırlanmaya devam edecek.

                                                                                                         Ekin ÖZKAN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz