Acısıyla tatlısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi 100 Yaşında!

Ne 100 yıl ama!! Bazen göğsünün kabarıp gurur duyduğu, sevinerek haykırmak istediğin, bazen üzülerek keşke olmasaydı dediğin, bazen garipseyerek gülümseten enteresan olayların yaşandığı koca bir 100 yıl!

Büyük bir imparatorluğun devamı, yeni bir dünyanın, yeni bir hayatın başladığı tarih 23 Nisan 1920’de 337 milletvekilinden 115’nin katılımı ile bir dönem kapanıyor, yeni bir dönem açılıyordu. Milletvekillerinin yarısı son osmanlı meclisi olan, Meclis-i Mebusan’ın üyelerinden oluşması, yeni meclis’ in hemde Osmanlı Devleti’nin mirasını üstlendiğini göstersede, dünyada üyelerinin yarısının başka, yarısının ise bir başka yöntemle seçilen ilk ve tek meclis olma özelliğini taşıyordu. Başkanlığa seçilen Mustafa Kemal önderliğinde başka bir yeniliğe daha imza atan TBMM, kurtuluş savaşını yapıyor, ülke topğraklarını işgalden kurtarıyor, 1 Kassım 1922’de saltanatı kaldrıyor, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyetini kuruyor, 3 Mart 1924’te Hilafeti kaldırıyor, bu özelliği ile de diğer meclislerden farklanıyordu.

İlk baştan TBMM’de siyasi gruplaşmalar, muhalefet eğilimleri oluşmaya başlamıştı. Bunların ilki 2. Grup adlanan oluşumdu. Meclis çok partili hayata geçene kadar bir çok siyasi fırka ve grup denemeleri yapacaktı. Bu süre zarfında bir çok devrim kanunları yaparak ülkeyi baştan sona değiştirecekti. İstiklal harbine komutanlık etmiş, ilk meclis başkanı olan Mustafa Kemal’e önce gazi daha sonra Atatürk ünvanı’nı verecektir. 10 Kasım 1938’de gazi paşasını,  Atatürk’ünü kaybeden TBMM, bir başka önemli devlet admı olan İsmet paşayı ,Cumhurbaşkanı seçiyordu. Artık Türkiye Cumhuriyeti ve Cumhuriyet Halk Fırkası İsmet İnönü’ye emanetti. 1945 yılında CHP dışında ikinci bir siyasi parti kuruluyordu. Nuri Demirağ liderliğinde milli kalkınma partisi kuruluyor, 1946 yılında genel seçimlere birden çok siyasi parti katılıyordu. Daha önce de 1924-1925 yıllarında Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve 1930 yılında Serbest Cumhuriyet Fırkası kurulmuş olsa da, her ikiside kapatılmıştır. 1946 yılının 7 Ocağı’nda Celal  Bayar ve Adnan Menderes önderliğinde kurulan Demokrat parti, 14 Mayıs 1950 seçimlerinde iktidara geliyor ve 27 yıllık tek parti CHP dönemini sona erdiriyordu. Başbakanlığa Adnan Menderes, Cumhurbaşkanlığına Celal Bayar getiriliyordu. 1960 yılına kadar bütün seçimleri kazanan Demokrat parti ve Adnan Menderes özelinde ABD yanlısı yolsuzluk poılitikaları, çalkantılı özel hayatı, kibar ve nazik kişiliği ile dikkat çekiyordu.10 yıllık iktidardan sonra 27 Mayıs 1960 yılında yapılan cunta ile iktidarının sonuna geliyordu. Cunta’nın hemen ardından  Orgeneral Cemal Gürsel  Milli Birlik Komitesi’nin başına getiriliyordu. O komitenin içerisinde 1980 darbesinde tutuklancak olan MHP lideri Albay Alparslan Türkeş’de vardı. Komite yönetime el koyuyor, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve vekiller tutuklanıyor, Yassıada’da kurulan Mahkemede yargılnaıyor ve idam cezasına çarptırılıyordu. O davalardan bazıları, köpek ve bebek davaları özellikle toplumu ve kapatılmış meclisin ruhunu derinden incitiyordu. Cumhurbaşkanı Celal Bayar, yaşı dolayısıyla idam edilmiyor, O Bayar ki; Atatürk Kabinelerinin Başbakanıydı. Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan, Dışişleri Bakanı Faten Rüştü Zorlu idam ediliyordu. Zorlu idam edilirken kravatını çıkarmak istemiyor, ölürken bile diplomat olarak ölmek istiyordu. Meclis’in bundan daha kötü bir günü olamazdı. Parlamenter yönetim usulü olduğu için, hükümeti elinde bulunduran meclis hükümetinin baş vekili, hariciye ve maliye vekilleri idam edilmişti. Bu darbe ilkti belki ama son değildi. 12 mart 1971 tarihinde Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç önderliğinde türk silahlı Kuvvetleri, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a muhtıra vererek hükümetin istifa etmesini sağlamıştır. 1972 yılı Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Faruk Gürler istifa ettirilerek Cumhurbaşkanlığı adayı yapılıyor, ordunun tüm baskılarına rağmen bayrağı İnönü’den devralan genç Ecevit ve Menderes’in takipçisi Demirel, Gürler’i seçmeyerek ayak diretiyor, Gürler kaybedince de adeta 1960 yılının intikamı alınıyordu. Bu olayın ardından aşırı gururlu olan Gürler, kısa bir zamanda kahrından ölecekti. Muhtıra günlerinden sonra Meclis hayatında yeni şeyler oluyordu. 26 ocak 1974-17 Kasım 1974 tarihleri arası 37. TBMM hükümeti Türkiye’nin en sağ ve en sol uçlarındaki iki lideri, Bülent Ecevit ve Necmettin Erbakan arasında CHP ve MSP koalisyon hükümeti kuruluyor, Kıbrıs Barış harekatını yaparak tarihe geçiyordu. Tarihler ilerledikçe Meclis için kötü günler ufukta gözüküyordu. Sağ- Sol çatışmasının önünün alınamaması, Cumhurbaşkanı’nın seçilememesi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren’i darbe yapmaya zorluyordu. 12 Eylül 1980’de Kenan Evren önderliğinde TSK yönetime el koyuyor, Meclis’i kapatıyordu. Ecevit, Demirel, Erbakan ve Türkeş tutuklanıyor ve partileri kapatılıyordu. Meclis koridorları vekilleri değil artık  askerleri ağırlıyordu. 100’lerce insan tutuklanıyor ve idam ediliyordu. Devlet başkanı Evren daha sonraları: ‘’ Hep aynı görüşten değil, bir sağdan bir soldan astık.’’ diyecekti. Yine meclis çaresiz ve direnemiyordu. 1982’de kabul edilen Anayasa’dan sonra kısmi olarak yeniden egemenlik ‘’kayıtlı ve şartlı’’ olarak meclise geçiyordu. Kapatılan partilerin yerine yenileri kuruluyor, yasaklı liderlerin yerini yenileri alıyordu.

Yıllar geçtikçe mecliste yeni simalar, yeni görüşler ortaya çıkıyordu. Kürt hareketi ve Leyla Zana’da bunlardan biriydi. 6 Kasım 1991’de TBMM’de yemin töreninde, DEP’li Hatip Dicle ve Leyla Zana kürtçe yemin etmeye kalkıyor, meclis ulusal devlet kimliğine sahip çıkıyor, DEP’lilerin dokunulmazlığını kaldırıp tutuklattırıyordu. TBMM asla ilkelerinden vazgeçmiyordu. Meclis 1995’te yeni bir düzenle tanışıyordu, Erbakan liderliğinde Refah partisi seöimlerde 1. Oluyor, 1997 yılında Çiller’in DYP’siyle koalisyon kurarak muhafazakar kesimden Erbakan Başbakan oluyordu. Çok geçmeden 28 Şubat 1997’de Kuvvet komutanları özellikle Deniz Kuvvetleri Komutanı Güven Erkaya, Mili Güvenlik Kurulunda Erbakanı irtica ve dincilikle suçluyor, çok geçmeden TSK baskısı yüzünden hükümet istifa etmek zorunda kalıyordu. Daha sonralar bu sürecin adı Post-Modern darbe olarak anılacaktı.16 ocak 1998’de Refah partisi kapatılıyordu. 3 Mayıs 1999’da Fazilet Partili Merve Kavakçı’nın meclise Başörtüsü ile gelmesi büyük tartışma konusu oluyor, Kürsüde Ecevit’in ‘’Şu Kadına haddini bildirin’’ sözleri tarihe üzücü bir not düşüyor, Kavakçı’nın milletvekilliği düşürülüyordu. Yine Meclis olağan dışı şeyler yaşıyordu.3 Kasım 2002’de Eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde eski milli görüşçülerin ağırlıkta olduğu AKP,  ezici çoğunlukla iktidara geliyordu. Kısa süre yasaklı olan Erdoğan’ın yerine, Cumhurbaşkanı sezerden hükümeti kurma görevini alan Abdullah Gül Başbakan oluyordu. Daha sonra AKP Siirt seçimlerini iptal ettirerek, Erdoğan’ın milletvekili seçilip, Başbakanlığı Abdullah Gül’den devralması sağlanıyordu. 1 Mart 2003 tarihinde AKP hükümeti tarafından Meclis’e ABD’nin Irak’a girerken Türkiye topraklarını kullanmasını öngören hükümet tezkeresi geliyor, AKP’nin çoğunluğuna rağmen öneri reddediliyordu. Meclis 1920’de olduğu gibi sanki yine emperyalizme karşı çıkıyordu. 2007 yılında Meclis yeniden Cumhurbaşkanı seçerken krize takılmış, bu sefer ki krizin adı 367’idi. AKP Abdullah Gül’ü aday göstermiş, oylamada toplantı yeter sayısı 367’yi bulmadığı için anayasa mahkemesine başvuran CHP, oylamayı iptal ettirmişti. Bu kriz anayasa değişikliği ile aşılacaktı. 30 Temmuz 2008 yılında Anayasa Mahkemesi irticai faaliyetlerin odağı olduğu gerekçesiyle iktidardaki AKP’yi kapatmıyor ancak ağır para cezası veriyordu. 2016 yılına geldiğimizde ise TBMM tarihinde daha önce böyle bir gün yaşamamıştı. 15 Temmuz 2016’da ordu içerisinde yerleşen bir grup FETÖ’cü darbeye kalkışıyor, TBMM havadan uçak ve helikopterlerle bombalanıyordu. Buna rağmen bütün vekiller meclise geliyor, meclisi terketmiyor ve meclise sahip çıkıyordu. Tarihler 16 Nisan 2017’yi gösteriyor, yapılan Anayasa değişikliği oylaması ile 100 yıla yakın yürütme yetkisi TBMM hükümetinden alınıyor Cumhurbaşkanına veriliyordu. TBMM’nin ilk açıldığında 337 olan vekil sayısı 97 yıl sonra 600 olmuştur. Bugün 23 Nisan 2020 TBMM tam 100 yaşında! Yani kurduğu Cumhuriyetten 3 yaş büyük bir meclis! Atatürk’lü, İnönülü, Celal Bayar’lı, Menderes’li, Ecevit’li, Demirel’li, Türkeş’li, Erbakan’lı, Özal’lı, Mesut Yılmaz’lı, Çiller’li, Erdal İnönü’lü, Baykal’lı, Devlet Bahçeli’li, Meral Akşener’li, Kılıçdaroğlu ve Erdoğan’lı 100 yıllık bir Meclis. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten Mustafa Şentop’a kadar 100 yıl boyunca emeği geçen herkesi saygı ve sevgiyle anıyoruz. Egemenliğimizin, İrade ve Demokrasimizin daha nice yüzyıllar kutlamasını diliyoruz.

                                                             Saygılarımızla …

                                                       İslam BABAZADE& Elvin BABAZADE

      

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz